top of page

Kokpitte Kadın Pilotların Gücü ve Geleceği

27 Ağu
4 dakikada okunur

Havacılık sektörü, son on yıldır kadın pilotların istihdam edilmesi, sektörde kalması ve kariyerlerinde yükselmesi için gerekli adımları belirlemeye odaklanmış durumdadır. Ancak tüm bu çabalara rağmen, kadın havayolu pilotlarının oranındaki artış oldukça yavaş seyretmekte ve yaklaşık yüzde 5 seviyesinde sabit kalmaktadır. Bu durağanlık, havacılık endüstrisinin bu alanda hâlâ ciddi taahhütlerde bulunması ve yatırımlar yapması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Nitekim Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) Kurulları da toplumsal cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesini, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın bir parçası olarak resmi düzeyde tanımakta ve bu durumun sektörel çeşitliliğe büyük katkı sunduğunu vurgulamaktadır. Sektörün geleceğini garanti altına almak için, pilotluk kariyerinin tüm aşamalarına bütünsel bir bakış açısıyla yaklaşmamız gerekmektedir.


İlk Adım: Kadın Pilotların İstihdamı

Kadın pilotları başarılı birer emniyet profesyoneli olarak sektöre kazandırmanın ilk adımı, doğru istihdam stratejilerinden geçmektedir. Kadınları bu mesleğe çekmenin önünde kültürel normlar, kısıtlayıcı ulusal yasalar, aile baskısı ve sosyo-ekonomik engeller gibi pek çok zorluk bulunmaktadır. Bunların yanı sıra, ayrımcı işe alım politikaları da kadınların sektöre girmesini zorlaştıran temel engeller arasındadır. Havacılığa olan ilgiyi artırmak için henüz erken yaşlarda harekete geçmek büyük önem taşımaktadır. Bazı ülkelerde ve kültürlerde, kız çocuklarının kariyer yollarını henüz erken gençlik yıllarında belirlemesi beklenmektedir. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD, 2024) tarafından yapılan araştırmalar da gençlik yıllarındaki kariyer belirsizliklerinin yönetilmesinin önemine işaret etmektedir. Bu nedenle, pilotluk kariyeri ile aile yaşantısının dengelenebileceğini anlatan taban girişimlerini güçlendirmeliyiz. Havayolu pilotu olmanın, aile kurmaktan vazgeçmek anlamına geldiği yönündeki yanlış inanışları yıkmak bu sürecin en kritik parçasıdır. Genç kadınların önündeki stereotipleri kırmak için görünür rol modellerine ve mentorluk programlarına ihtiyacımız var. Havayolu şirketlerinin ise işe alım süreçlerinde olası cinsiyet yanlılıklarını ortadan kaldırmak için dengeli işe alım kurulları kurması ve cinsiyete duyarlı, doğrulanmış psikolojik değerlendirme yöntemlerini uygulaması gerekmektedir. İşe alım maliyetli ve zaman alıcı bir süreç olsa da çeşitliliğe yapılan bu yatırımın uzun vadeli değeri büyüktür.


Sektörde Kalıcılığı Sağlamak ve Değer Katmak

Kadın pilotları sektöre kazandırmak kadar, onların meslekte kalmasını sağlamak da hayati bir önem taşır; çünkü tecrübe ve uzmanlık hızla kazanılabilecek değerler değildir ve bu durum doğrudan uçuş emniyetini etkiler. Kadınların meslekte kalması, onların özel ihtiyaçlarını anlamakla ve bu ihtiyaçları dile getirebilecek kadın temsilcileri sendika ve dernek yönetimlerine dahil etmekle mümkündür. Elde tutma oranını artırmanın en etkili yollarından biri esnek planlamadır. Küçük çocukları olan veya birinci derecede bakım sorumluluğu üstlenen ebeveynler için esnek ya da yarı zamanlı çalışma seçenekleri sunulmalı, çocuk bakımı için nöbet planlaması (roster bidding) kolaylaştırılmalıdır. Bu süreçte kıdem veya maaş kaybı gibi doğrudan ya da dolaylı cezalandırmalar uygulanmamalıdır. Sabit veya yarı sabit uçuş programları, uzun vadeli çocuk bakımı planlamasını kolaylaştırarak öngörülebilirliği artırır. Şirketlerin, yasal olarak zorunlu olan ebeveyn izni ve çocuk bakımı yardımlarının da ötesine geçmesi gerekir. Doğum izninin ardından gökyüzüne dönen pilotlar için güçlü kurumsal destek ve akran destek programları (peer support) oluşturulmalıdır. Birkaç yılı bulabilen kariyer aralarından sonra uçuşa dönecek pilotlar için uyum eğitimleri (adaptive training) sağlanmalıdır. Eğitim kredisi borçları ödenirken yarı zamanlı veya ücretsiz izinler nedeniyle yaşanan gelir kayıpları, pilotların aile kurma kararlarını ertelemelerine neden olmaktadır. Bu durumun önüne geçmek için ücretli izin sigortaları veya eğitim taahhüt sürelerinin yeniden düzenlenmesi gibi seçenekler değerlendirilmelidir. Tarihsel olarak bakım sorumluluğunun büyük oranda kadınların omzuna yüklenmesi, onların daha düşük gelir elde etmelerine veya kıdem ilerlemelerinin yavaşlamasına yol açmıştır. Bu nedenle, ihtiyaç duyan tüm pilotlara bakım desteği ve uyarlanmış planlamalar sunulmalıdır.


Bunun yanı sıra, uçuş eğitimi döneminden itibaren meslek hayatı boyunca karşılaşılabilecek ayrımcılık, taciz ve cinsiyetçilik gibi olumsuz deneyimlerle mücadele edilmelidir. Güvenli ve güçlü raporlama mekanizmalarının kurulması, tacizi önleme eğitimlerinin verilmesi ve işverenin bu konularda net bir duruş sergilemesi, kapsayıcı bir kurum kültürünün inşası için şarttır. Unutulmamalıdır ki bağlılık duygusu ancak her çalışanın kendini değerli, kabul görmüş ve saygı duyulan bir birey olarak hissettiği, saygı ve güçlü liderliğe dayalı bir ortamda yeşerir.


Kariyer Basamaklarını Güvenle Tırmanmak

Mevcut organizasyonel yapılar, özellikle eğitim ve liderlik yollarında, kadınların mentorluk ve yükselme fırsatlarına erişimini sınırlayan erkek egemen ağları barındırmaktadır. Bu tür ortamlarda kadınlar kendilerini dışlanmış hissedebilir ve liderlik rollerini erkeklere özel alanlar olarak görebilirler. Görünür kadın rol modellerinin olmaması ve yönetim pozisyonlarına başvurmaları için aktif bir teşvik yapılmaması, kadınların bu süreçlere katılımını engellemektedir. Bu engelleri aşmak için McKinsey and Company (2021) ile Lutte (2019) tarafından hazırlanan iş gücü raporları ve Kadın Havacılık Danışma Kurulu (WIAAB, 2022) tavsiyelerinde de belirtildiği üzere, kadınlara yönelik özel mesleki gelişim programları tasarlanmalıdır. Liderlik kademelerindeki yöneticilere bilinçdışı yanlılık eğitimleri verilmeli ve kadınların ihtiyaçlarına odaklanan mentorluk mekanizmaları kurulmalıdır. Kariyer ilerleme süreçleri şeffaf ve kapsayıcı olmalı, standartlar, eğitim rolleri, yönetim, işe alım, sendika temsilciliği, teknik pilotluk, SOP ve mesleki standartlar komiteleri gibi farklı alanlarda yükselme fırsatları, bakım sorumluluğu olan pilotlara da açık tutulmalıdır. Royal Aeronautical Society, 2022 raporlarında da vurgulandığı üzere, bu rollerin çeşitlendirilmesi, pilotların operasyonel tecrübelerini ve farklı bakış açılarını kuruma kazandırmak için harika bir fırsattır. Esneklik bu sürecin anahtarıdır. Yarı zamanlı çalışma düzenlemeleri kıdem veya rütbe sınırlamalarına bağlı olmamalı, kariyer basamaklarında doğrudan veya dolaylı ayrımcılığa yol açmayacak şekilde tasarlanmalıdır. Hamile pilotlar için hamilelik üniformalarının temini ve emzirme dönemindeki anneler için laktasyon (süt sağım) odalarının sağlanması, kişiye özel istisnalar olmaktan çıkıp şirket politikası haline getirilmelidir. Yardımcı Pilotluktan Kaptan Pilot koltuğuna geçiş süreçleri ise özgüven artıran yetkinlik geliştirme yolları, uyum eğitimleri ve güçlü mentorluk destekleriyle kolaylaştırılmalıdır.


Sonuç

Uluslararası Havayolu Pilotları Dernekleri Federasyonu (IFALPA), havacılık endüstrisini nitelikli ve iyi eğitimli kadın pilotları aktif bir şekilde istihdam etmeye, elde tutmaya ve onlara yatırım yapmaya çağırmaktadır. Yıllardır süregelen bilimsel araştırmaların çözüm yollarını net bir şekilde ortaya koymasına rağmen oranların değişmemesi, artık söylemlerden koordineli ve kapsamlı eylemlere geçme zamanının geldiğini gösteriyor. Havayolları ve düzenleyici kurumlar; adil işe alım uygulamalarını, destekleyici geri dönüş ve çalışma politikalarını ve şeffaf kariyer yollarını hep birlikte hayata geçirmelidir. Kadın pilotlara yapılan yatırım sadece bir eşitlik meselesi değildir; o kokpitin her köşesinde hissedilen Psikolojik Güvenlik ortamını besler, genel uçuş emniyetini güçlendirir ve havacılık sektörünün gelecekteki dayanıklılığını teminat altına alır. Gökyüzü hepimizindir ve kokpitteki ses çeşitlendikçe uçuşlarımız çok daha emniyetli olacaktır.


Kaynakça


Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

bottom of page