ICAM2026: Havacılık Kaza İncelemelerinde Zihinsel Sağlık Faktörleri

1 Ekim 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Havacılık ve Uzay Tıbbı Kongresi (ICAM 2026), havacılık emniyeti açısından son derece kritik bir çalışmaya ev sahipliği yaptı. Havacılık ve Uzay Tıbbı Derneği (AsMA) Zihinsel Sağlık Çalışma Grubu Başkanı Dr. Quay Snyder, William "Billy" Hoffman ve Aric Raus tarafından geliştirilen ve Dr. Quay Snyder tarafından sunulan "Mental Health Factors in Aviation Accidents/Incidents - A Tool for International Investigators" başlıklı çalışma, havacılık kaza ve olay incelemelerinde zihinsel sağlık etkenlerinin nasıl ele alınması gerektiğine dair ezber bozan bir yaklaşım sundu. Bu çalışma, Aerospace Medical Association Mental Health Working Group bünyesinde yürütülen ve Ulusal Ulaşım Emniyet Kurulu (NTSB) temsilcilerinin de katılımıyla olgunlaştırılan, kısa adı AIMHJA (Aviation Incident/Accident Mental Health Job Aid) olan uluslararası bir saha kılavuzu projesinin ürünüdür.
Geleneksel Kaza İncelemesindeki Eksik Halka
Uçuş emniyeti kültürümüz, yıllar içinde CRM (Ekip Kaynak Yönetimi), TEM (Tehdit ve Hata Yönetimi), LOSA (Hat Operasyonları Emniyet Denetimi) ve HFACS (İnsan Faktörleri Analiz ve Sınıflandırma Sistemi) gibi sistemlerle insan faktörünü merkeze almayı başardı. Ancak kaza sonrası yapılan saha incelemelerinde durum her zaman bu kadar sistematik ilerlememektedir. Kaza kırım sahasına görevlendirilen incelemeciler genellikle teknik, mekanik, meteoroloji ve uçuş operasyonları konularında uzmanlaşmış kişilerden oluşur; fakat bu uzmanların zihinsel sağlık, psikoloji ya da klinik görüşme yöntemleri konusunda özel bir eğitimi bulunmamaktadır.
Bu durum, sahada çalışan bir kaza incelemecisinin karşılaştığı en hassas açmazlardan birini doğurur. İncelemeci, olaya karışan mürettebat veya aile üyeleriyle görüşürken zihinsel sağlık etkenlerini nasıl sorgulayacağını bilemeyebilir. Çoğu zaman zihinsel sağlık konusu, yalnızca pozitif bir toksikoloji raporu elde edildiğinde veya çok belirgin bir psikolojik tablo varlığında gündeme gelir. Standart bir veri toplama aracının olmaması, incelemecileri sezgileriyle hareket etmek zorunda bırakmakta ve kişisel hassasiyet gerektiren konularda soru sormaktan çekinmelerine neden olmaktadır.
Bilimsel Temeller ve Delphi Metodolojisi
Bu alandaki boşluğu doldurmak amacıyla araştırma ekibi, havacılık emniyet pilotları, uçuş tabipleri ve insan faktörleri uzmanlarından oluşan geniş bir uzman kadrosuyla nitel bir araştırma süreci yürütmüştür. Çalışmada bilimsel bir uzlaşı yöntemi olan değiştirilmiş Delphi metodu (Modified Delphi Process) uygulanmıştır. 50 uzmandan alınan 126 yanıt ve 113 ayrı öneri titizlikle değerlendirilmiş; sorular uluslararası ve farklı kültürel yapılarda rahatça uygulanabilecek hassasiyette ve netlikte şekillendirilmiştir.
Araştırma ekibinin temel hedefi, klinik tanı koyma amacı taşımayan, incelemecinin cebinde taşıyabileceği ve standart soruşturma süreçlerine anında entegre edebileceği bir sayfalık pratik bir saha kılavuzu ve buna eşlik eden kılavuz dokümanını geliştirmek olmuştur.
İki Kademeli Yaklaşım: Kademe 1 ve Kademe 2 Mimarisi
Geliştirilen AIMHJA modelinin merkezinde "tanı koymadan sormak" klinik ilkesi yer alır. Amaç, kaza incelemecisini bir psikiyatriste veya klinik psikoloğa dönüştürmek değildir. Aksine, zihinsel sağlık sorularını tıpkı uçakta yakıt numunesi alıp yakıtın kontamine olup olmadığını kontrol etmek kadar doğal ve rutin bir prosedür haline getirmektir. Model iki kademeli bir mimari üzerine kurulmuştur:
Kademe 1 (Tier 1 - Saha Tarama Çerçevesi), zihinsel sağlık eğitimi almamış standart saha incelemecileri için tasarlanmıştır. İncelemeci, görüşme sırasında muhatabına saygılı, açık uçlu ve yargılayıcı olmayan bir üslupla şu 7 temel alanda sorular yöneltir:
Son zamanlarda yaşanan kişisel veya mesleki değişimler,
Finansal veya hukuki durumlar ve yaşanan stres unsurları,
Uyku düzeni ve yorgunluk belirtileri,
Ruh hali, davranışlar ve çevresiyle olan etkileşimleri,
Reçeteli/reçetesiz ilaç, gıda takviyesi, alkol veya madde kullanımı,
Son iki yıl içinde dile getirilen fiziksel/zihinsel sağlık kaygıları ve alınan destekler,
Konuyla ilgili gözlemlenen diğer tüm olası hususlar.
İncelemeci, alınan yanıtları 1 ile 4 arasında puanlayan yapılandırılmış bir derecelendirme ölçeğinde değerlendirir (1: Çok Düşük İhtimal, 2: Düşük İhtimal, 3: Muhtemel, 4: Yüksek İhtimal). Eğer yapılan değerlendirmede 3 veya daha fazla başlık "Muhtemel" veya "Yüksek İhtimal" seviyesinde puanlanırsa ya da tek bir başlık "Yüksek İhtimal" (4) olarak derecelendirilirse, süreç doğrudan Kademe 2'ye yükseltilir (escalation).
Kademe 2 (Tier 2 - Uzman Düzeyi İnceleme) ise insan faktörleri veya zihinsel sağlık altyapısına sahip uzman incelemeciler tarafından kullanılır. Bu aşamada yer alan 11 derinlemesine soru; uçuş görevinin algılanması, tehlikeli tutum kalıpları, sosyal medya kullanımı ve operasyonel performans gibi alanları kapsayarak olayın zihinsel boyutunu daha kapsamlı biçimde haritalandırır.
Saha Uygulamasında Değişim ve Uçuş Emniyetine Etkisi
Bu yaklaşım, havacılık kaza inceleme pratiğinde zihniyet değişimini beraberinde getirmektedir. İncelemeci artık belirsiz hislerle veya çekincelerle değil, sınırları belirlenmiş, yapılandırılmış bir kılavuzla sahaya inmektedir. Bu yapı, olaya karışan havacıların kendilerini savunma pozisyonuna çekmelerini engellemekte; süreci suçlayıcı bir sorgulamadan çıkarıp emniyet odaklı bir veri toplama çalışmasına dönüştürmektedir. Ayrıca, saha incelemecisinin klinik kararlar vermeden, ihtiyaç duyulduğunda konuyu ilgili profesyonellere aktarabilmesine olanak sağlamaktadır.
Toplanan yapılandırılmış veriler, küresel ölçekte anonimleştirilerek analiz edildiğinde, henüz tanımlanmamış emniyet tehditlerinin ve zihinsel sağlık risklerinin önceden tespit edilmesine imkan tanıyacaktır. Bu durum, havacılık işletmelerinin Emniyet Yönetim Sistemleri (SMS) ve standart operasyon prosedürleri (SOP) içerisinde önleyici adımlar atabilmesini destekleyecektir. Sistem içerisinde görev yapan Kaptan Pilot ve Yardımcı Pilotların psikolojik durumlarının emniyet üzerindeki etkileri, suçlayıcı olmayan bir ortamda değerlendirildiğinde kaza önleme çalışmalarına doğrudan katkı sağlayacaktır.
Mevcut Durum, Sınırlılıklar ve Gelecek Adımları
Çalışmayı sunan araştırmacılar, AIMHJA aracının şu an için bir kavram kanıtlama (proof of concept) aşamasında olduğunu açıkça ifade etmektedir. Delphi yöntemi uzman uzlaşısını sağlamış olsa da aracın saha performansına dayalı doğrulanması henüz tamamlanmamıştır. Farklı kültürler ve yasal düzenlemeler arasındaki farklılıklar, uygulamanın yaygınlaşmasında dikkate alınması gereken hususlar arasında yer almaktadır.
Projenin bir sonraki aşamasında, masa başı senaryo çalışmaları (tabletop pilot studies) ve saha denemelerinin gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Elde edilen verilerin analiziyle ulusal ve uluslararası düzeyde yaygınlaştırma hedeflenmektedir. Hatta bu metodolojinin gelecekte demiryolu veya denizcilik gibi diğer ulaşım modlarındaki olay incelemelerinde de uygulanabileceği öngörülmektedir.
Sonuç
İstanbul’daki kongrede sunulan bu değerli araştırma, havacılık emniyetinde "insan" unsurunun en karmaşık ve hassas boyutu olan zihinsel sağlığın, bilimsel ve etik ilkeler çerçevesinde nasıl incelenebileceğini göstermektedir. Psikolojik Güvenlik ortamı sağlandığında, havacılar yaşadıkları zorlukları gizlemek yerine paylaşabilmekte; incelemeciler ise suçlamadan, objektif verilerle emniyet risklerini yönetebilmektedir. AIMHJA gibi araçlar, kazalardan ders çıkarma sürecimizi sadece mekanik ve operasyonel hatalarla sınırlı kalmaktan kurtarıp insan performansını bütünsel olarak anlamamıza imkan sağlamaktadır. Unutmayalım ki, en gelişmiş teknolojilere sahip kokpitlerde bile emniyetin temeli, o kokpitte görev yapan insan zihninin sağlıklı ve dengeli kalabilmesinde yatmaktadır.
Kaynakça
Snyder, Q., Hoffman, W., & Raus, A. (2026, 1 Ekim). Mental Health Factors in Aviation Accidents/Incidents - A Tool for International Investigators [Kongre sunumu]. 3rd International Congress of Aerospace Medicine (ICAM 2026), İstanbul, Türkiye.





Yorumlar